<<geri

Uluslararası Tiyatro Enstitüsü Dünya Tiyatro Günü Bildirisi 27 Mart 2006
http://www.iti-worldwide.org
İngilizceden çeviren: Adnan ÇEVİK,
BİR UMUT IŞIĞI
Her gün bir Dünya Tiyatro Günü sayılmalıdır, çünkü geçen 20 yüzyıl boyunca tiyatro ateşi hiç durmadan dünyanın çeşitli yerlerinde ısrarla yanmıştır.
Tiyatro, özellikle sinema, televizyon ve şimdi sayısal medyanın gelişmesiyle sürekli yok olma tehdidi altında olmuştur. Teknoloji sahneyi istila etmiş ve insan boyutunu imha etmiştir. Ve uçuşan repliklerin yerini bir çeşit hareketli resmin aldığı naylon bir tiyatro yaratmak için çaba
harcanmıştır. Oyunlar yalnızca kuklalar ve oyuncak bebekler kullanılarak katmerli ışık etkisiyle ambalajlanıp, diyalogsuz, ışıksız veya oyuncusuz sahnelenmiştir.
Teknoloji, tiyatroyu bir havai fişek gösterisine veya panayır eğlencesine dönüştürmeye çalışmıştır.
Şimdi oyuncuların seyirci karşısına geri dönüşüne şahit oluyoruz.
Bugün, repliklerin sahneye geri geldiğini görüyoruz.
Tiyatro artık kitle iletişimini reddetti ve kendine özgü sınırlarını kabul etti; iki varlık birbirleriyle yüzleşir, hassasiyetleri, duyguları, hayalleri ve umutları aktarır. Sahne sanatı tartışmayı alevlendirecek fikirleri konu etmeyi terk ediyor.
Tiyatro hareketlendirir, aydınlatır, endişelendirir, rahatsız eder, ruhu yüceltir, ifşa eder, kışkırtır ve gelenekleri ihlal eder. O, toplumla paylaşılan bir sohbettir. Tiyatro, boşluğa, gölgelere ve suskunluğa, replikleri uçuşturmak, hareketlendirmek, aydınlatmak ve hayatı galeyana getirmek için karşı duran ilk sanattır.
Tiyatro, yaratıldıkça kendini yok eden yaşayan bir varlıktır, fakat hep küllerinden yeniden doğar. O, bütün insanların bir şeyler aldığı ve verdiği böylece biçim değiştirdikleri sihirli bir iletişimdir.
Tiyatro insanoğlunun varoluş acısını yansıtır ve insanın durumuna açıklık
getirir. Tiyatroda, yaratıcılar değil oyunun geçtiği dönemin toplumu
konuşur.
Tiyatroyu keşfetmeyi ve ondan hoşlanmayı engelleyen çocuklukta sanat eğitimi eksikliği, dünyada kol gezip seyirciyi uzakta tutan yoksulluk ve desteklemesi gerekirken, ona karşı kayıtsız kalan ve onu göz ardı eden hükümetler tiyatronun aleni düşmanlarıdır.
Bir zamanlar sahnede tanrılar ve insanlar birbirleriyle konuşurdu, fakat şimdi öteki insanlarla konuşuyorlar. Bu nedenle, tiyatro yaşamdan daha büyük ve iyi olmalıdır. Tiyatro, çılgın bir dünyada bilgelik sözünün değerine inanma eylemidir. Tiyatro, kendi kaderinden sorumlu
insanoğluna inancın gösterisidir.
Bize ne olduğunu anlamak, hepimizi çevreleyen acı ve ıstırabı nakletmek ve hatta günlük yaşamımızın kargaşası ve kâbusunda anlık bir umut ışığı yakalamak için tiyatroyu deneyimlemek zorundayız.
Çok yaşayın tiyatro töreninin kutsal katılımcıları! Çok yaşa tiyatro!
Víctor Hugo Rascón Banda
KAYNAK:www.tiyatrom.com
Kantocu Müzikali... İSTANBUL ŞEHİR TİYATROLARI
Yazan ve Yöneten: Haldun Dormen
1923 yılının kış aylarında Türkiye'nin karmakarışık olduğu, düşman ordularının işgali altında bulunduğu günlerde var olmaya çalışan bir Çadır Tiyatrosu, Bursa'da varyete usulü gösterilerini sürdürmektedir.... Müslüman kadınların sahneye çıkmalarının yasak olduğu bu yıllarda, Verjin adlı Rum asıllı genç bir şarkıcı çadırın yıldızıdır...
BEN RUHİ BEY NASILIM?
YAZAN: EDİP CANSEVER
YÖNETEN: CÜNEYT ÇALIŞKUR
İSTANBUL DEVLET TİYATROSU
AZİZ NESİN SAHNESİ
Edip Cansever'in şiirlerinden oluşturulan oyunda, Ruhi beyin düşleri, fantezileri ya da gerçekleri; ölümle, dünle, bugünle ve yarınla hesaplaşması konu ediliyor.

Mart Ayı Oyun Programı için tıklayınız.
Oyun seyretmeden önce bu sitelere bir göz atın...
www.istdt.gov.tr
www.tiyatrobogazici.org
www.ibst.gov.tr
www.ortaoyuncular.com
www.oyunatolyesi.com
www.tiyatro.net
www.tiyatronline.com |